Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
portakal suyu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Portakal sıkılarak elde edilen su


portakalımsı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Portakalsı


portakallık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Portakal bahçesi

Örnek:

1. Bahçemizin cadde tarafındaki parçasında, alçak bir parmaklığın koruduğu küçük bir portakallık vardı.

1. Bahçemizin cadde tarafındaki parçasında, alçak bir parmaklığın koruduğu küçük bir portakallık vardı.


portakalsı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Portakalı andıran, portakala benzeyen, portakal gibi, portakalımsı


portal
Anlamı:

1. isim , isim , mimarlık , mimarlık , isim , isim , mimarlık , mimarlık , Ana kapı

2. bilişim , bilişim , bilişim , bilişim , Kapı


Lisan : İngilizce portal

portatif
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen, seyyar

Örnek:

1. Bir köşede portatif bir çadır karyolası, bir küçük masa vardı.

1. Bir köşede portatif bir çadır karyolası, bir küçük masa vardı.

2. Sökülüp başka yerde kurulma imkânı bulunan

Örnek:

1. Portatif ev.

1. Portatif ev.


Lisan : Fransızca portatif

portatiflik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Portatif olma durumu


portbagaj
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Otomobil, bisiklet vb. taşıtlarda eşya konacak yer, bagaj


Lisan : Fransızca porte-bagages

portbebe
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bebekleri kucakta veya elde taşımak için kullanılan çanta


Lisan : Fransızca porte-bébé

porte
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir işin genişlik, önem derecesi, etki alanı

2. Değer, önem

3. ekonomi , ekonomi , ekonomi , ekonomi , Bir iş için gereken para tutarı

4. müzik , müzik , müzik , müzik , Üzerine veya arasına nota yazılan, aralıkları birbirine eşit, beş paralel çizgi, dizek


Lisan : Fransızca portée

Portekizce
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hint-Avrupa dillerinden, Portekiz'de, Brezilya'da ve Portekiz uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu dille yazılmış olan


Özel: Evet

Portekizli
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Portekiz halkından veya bu halkın soyundan olan kimse


Özel: Evet

Telaffuz : po'rtekizli

portföy
Anlamı:

1. isim , isim , ekonomi , ekonomi , isim , isim , ekonomi , ekonomi , Banka, simsar veya bir aracı kuruluşun kendi elinde tuttuğu, istediği gibi tasarruf ettiği menkul değerler toplamı


Lisan : Fransızca portefeuille

pörtlek
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Dışarıya doğru çıkık, patlak (göz)

2. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Cıvık şeylerin çatlayan kabuktan, delikten dışarıya çıkmış durumu


pörtleme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Pörtlemek işi


pörtlemek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Göz, çeşitli sebeplerle açılmak, dışarıya doğru fırlamak

2. Meyve kabuğu yarılıp içi dışarıya doğru çıkmak


pörtletme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Pörtletmek işi


pörtletmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Pörtleme işini yaptırmak


portmanto
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Palto, şapka vb. şeyleri asmak için yapılmış, raflı, bazıları aynalı askılık

Örnek:

1. Antrede duran portmantonun aynasına göz attı.

1. Antrede duran portmantonun aynasına göz attı.


Lisan : Fransızca portemanteau

portmone
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bozuk para cüzdanı


Lisan : Fransızca porte-monnaie

porto
Anlamı:

1. Portekiz'de yapılan ünlü bir şarap


Lisan : (Portekiz'de Porto şehrinin adından)

Telaffuz : po'rto

portör
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Taşıyıcı


Lisan : Fransızca porteur

portörlük
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Portör olma durumu


portre
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir kimsenin yağlı boya, sulu boya, kara kalem vb. bir yolla yapılmış resmi

Örnek:

1. Biri ötekinin portresini yapıyor, biri kitap okuyor ve öteki notlar alıyor.

1. Biri ötekinin portresini yapıyor, biri kitap okuyor ve öteki notlar alıyor.

2. edebiyat , edebiyat , edebiyat , edebiyat , Bir kimsenin, bir şeyin sözlü veya yazılı tasviri

Örnek:

1. Milliyet'in eski pazar eklerinde on beş hafta boyu portreler yazmıştım.

1. Milliyet'in eski pazar eklerinde on beş hafta boyu portreler yazmıştım.


Lisan : Fransızca portrait

Telaffuz : po'rtre

portreci
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Portre ressamı