92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Yağmur kuşugillerden, uzunluğu 34 santimetre olan, eti yenebilen, başı sorguçlu, koyu yeşilimsi renkte esmer, küçük bir kuş (Vanellus vanellus)
1. isim , isim , isim , isim , Belli bir düzene göre sıralanmış pulların gelen zara göre önce kendi hanesinde yayılması ve sonra toplanmasıyla oynanan tavla oyunu, Yahudi tavlası
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Çok kızarak
1. Öğleden sonra vali yine kıza köpüre arayınca komiser Zihni 'nin etekleri iyice tutuştu.
1. Öğleden sonra vali yine kıza köpüre arayınca komiser Zihni 'nin etekleri iyice tutuştu.
1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Kızma ihtimali veya imkânı bulunmak
1. Benim, daha çok erkeklerin tarafını tutar gibi görünen akıl öğretmelerime hanımlar kızabilir.
1. Benim, daha çok erkeklerin tarafını tutar gibi görünen akıl öğretmelerime hanımlar kızabilir.
1. gemiyi bakım, onarım için bir süre veya hiç kullanılmamak üzere kızak üzerine almak
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , bir görevliyi etkin bir görevden alıp çalışmayı gerektirmeyen pasif bir işe vermek
su kızağı
1. isim , isim , isim , isim , Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt
1. Sokağa çıkıp tahta kızağıyla onu kaydırmak istedim.
1. Sokağa çıkıp tahta kızağıyla onu kaydırmak istedim.
2. Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça
3. Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası
4. denizcilik , denizcilik , denizcilik , denizcilik , Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Taşıt fren görevini yerine getirdiği hâlde kaymak, kızak yapmak
1. isim , isim , isim , isim , Döşeme tahtalarının altına çaprazlama olarak konulan uzun ve yassı direklerden her biri
1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık
1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Kızamığa benzeyen, ona göre hafif geçen döküntülü bir hastalık
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kızamığa yakalanmış
1. Kızamıklı çocuk.
1. Kızamıklı çocuk.
kız kızan
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Erkek çocuk
2. Silahlı köy delikanlısı
1. Kızanlarla köyün eşiğinde ertesi gün öğle vakti, Menderes Köprüsü'ndeki köpekleri tepelemeye ant içtik.
1. Kızanlarla köyün eşiğinde ertesi gün öğle vakti, Menderes Köprüsü'ndeki köpekleri tepelemeye ant içtik.
3. Çoluk çocuk
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Dişi köpek, kedi gibi hayvanların çiftleşme isteği gösterdikleri durum veya zaman