Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
çoğu gitti, azı kaldı
Anlamı:

1. `yapılmakta olan işin en önemli, en güç bölümü bitti, az ve önemsiz bölümü kaldı` anlamında kullanılan bir söz

Örnek:

1. İkinci defa düğünümüzden bahsettim, biraz daha sabret Sara, dedi. Çoğu gitti, azı kaldı.

1. İkinci defa düğünümüzden bahsettim, biraz daha sabret Sara, dedi. Çoğu gitti, azı kaldı.


çoğu kez
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Genellikle


çoğu zarar, azı karar
Anlamı:

1. `hiçbir zaman aşırıya kaçılmamalıdır` anlamında kullanılan bir söz


çoğul

İlgili Kelimeler:

çoğul eki

Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Çokluk, teklik karşıtı: Ordular. Geldik


çoğul eki
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Çokluk eki


çoğulcu
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , toplum bilimi , toplum bilimi , sıfat , sıfat , toplum bilimi , toplum bilimi , Çoğulculukla ilgili olan (kimse veya görüş), plüralist

Örnek:

1. Çoğulcu görüş.

1. Çoğulcu görüş.

2. Çoğulculuk yanlısı olan, plüralist


çoğulculuk
Anlamı:

1. isim , isim , toplum bilimi , toplum bilimi , isim , isim , toplum bilimi , toplum bilimi , Çeşitli eğilimlerin, düşüncelerin, yönetimde etkisini kabul eden siyasi yöntem, plüralizm


çoğullama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoğullamak işi


çoğullamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çoğul duruma getirmek


çoğullaşma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoğullaşmak işi


çoğullaşmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , dil bilgisi , dil bilgisi , nesnesiz , nesnesiz , dil bilgisi , dil bilgisi , Çoğul duruma gelmek


çoğullaştırılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoğullaştırılmak işi


çoğullaştırılmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , dil bilgisi , dil bilgisi , nesnesiz , nesnesiz , dil bilgisi , dil bilgisi , Bir kelime çokluk ifade edecek biçime getirilmek


çoğullaştırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoğullaştırmak işi


çoğullaştırmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , dil bilgisi , dil bilgisi , -i , -i , dil bilgisi , dil bilgisi , Bir kelimeyi çokluk ifade edecek biçime getirmek


çoğulluk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoğul olma durumu

Örnek:

1. Ne de olsa varsan onlarla birlikte varsın, desteği tekillikten değil çoğulluktan alıyorsun.

1. Ne de olsa varsan onlarla birlikte varsın, desteği tekillikten değil çoğulluktan alıyorsun.


çoğumsama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoğumsamak işi


çoğumsamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Bir şeyin düşünülenden daha çok olduğu yargısına varmak, çok görmek, çok bulmak


çoğun
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Genellikle

Örnek:

1. Çoğun, içinden geldiği gibi, algıladığım gibi yazıyorum.

1. Çoğun, içinden geldiği gibi, algıladığım gibi yazıyorum.


Telaffuz : ço'ğun

çöğüncek
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Dayanma noktası ortada olan kaldıraç, tahterevalli


çoğunluk

İlgili Kelimeler:

çoğunluk sistemi, nispi çoğunluk, salt çoğunluk

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı

Örnek:

1. Gene bazıları ama bu ikinci bazıları büyük bir çoğunluk, sulhu bir hatıra yapmamaya çalışıyorlar.

1. Gene bazıları ama bu ikinci bazıları büyük bir çoğunluk, sulhu bir hatıra yapmamaya çalışıyorlar.


çoğunluk sistemi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çok partili sistemlere göre bir seçim bölgesinde en çok oy alan partinin seçimi kazanması


çoğunlukla
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle

Örnek:

1. Karar çoğunlukla alındı.

1. Karar çoğunlukla alındı.

2. Genellikle

Örnek:

1. Bize gelecek konuk, çoğunlukla annemle babamın arkadaşlarıydı.

1. Bize gelecek konuk, çoğunlukla annemle babamın arkadaşlarıydı.


Telaffuz : çoğunlu'kla

çöğünme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çöğünmek işi


çöğünmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , Bir yanı inerken öbür yanı kalkmak