92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , matematik , matematik , isim , isim , matematik , matematik , Çarpan
1. isim , isim , teknik , teknik , isim , isim , teknik , teknik , Çoğaltma işini gerçekleştiren düzenek
1. Elektron çoğaltıcı.
1. Elektron çoğaltıcı.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çoğaltılma ihtimali veya imkânı bulunmak
1. isim , isim , isim , isim , Çoğaltma işi
2. sinema , sinema , televizyon , televizyon , sinema , sinema , televizyon , televizyon , Asıl kopya ile aynı özellikleri taşıyan yeni bir kopyayı tek işlemde elde etme
çoğaltma makinesi
1. isim , isim , isim , isim , Çoğaltmak işi, teksir, fazlalaştırma, ziyadeleştirme
2. Bir sanat eserinin aslına uygun olarak yapılan taklidi, reprodüksiyon
1. isim , isim , isim , isim , Özel bir kâğıt üzerine yazılmış yazıyı çoğaltmaya yarayan makine, teksir makinesi, müstensih
1. -i , -i , -i , -i , Miktarını, sayısını, ölçüsünü artırmak, fazlalaştırmak, ziyadeleştirmek
1. Şüphe yok ki ölçüsüz bir para israfı bu borçları daha çoğaltacak, hiç azaltmayacaktı.
1. Şüphe yok ki ölçüsüz bir para israfı bu borçları daha çoğaltacak, hiç azaltmayacaktı.
2. Çoğaltma makinesi kullanılarak sayısını artırmak, teksir etmek
1. nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , İşemek
1. Ayın altında iri bedeniyle dikildi, uzun uzun çöğdürdü.
1. Ayın altında iri bedeniyle dikildi, uzun uzun çöğdürdü.
2. İleri doğru fışkırtmak
1. nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , Alçalmak, aşağıya inmek
coğrafi durum
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Coğrafya ile ilgili
1. Kasaba, coğrafi vaziyeti yüzünden lodosu, poyrazı pek az tutan bir limanda kurulmuştur.
1. Kasaba, coğrafi vaziyeti yüzünden lodosu, poyrazı pek az tutan bir limanda kurulmuştur.
Lisan : Arapça cuġrāfī
Telaffuz : coğra:fi:
1. isim , isim , isim , isim , Bir yerin çevresi ile ilgisinin tespiti veya görünümü
beşerî coğrafya, doğal coğrafya, fiziki coğrafya, genel coğrafya, siyasi coğrafya, tarihî coğrafya, umumi coğrafya, bitki coğrafyası, dil coğrafyası, ekonomi coğrafyası, insan coğrafyası, nüfus coğrafyası, şehir coğrafyası, tarım coğrafyası, ticaret coğrafyası, ülkeler coğrafyası
1. isim , isim , isim , isim , Yeryüzünü fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal yönlerden inceleyen bilim
2. Bir yeryüzü parçasını, bir bölgeyi, bir ülkeyi belirleyen, niteleyen, fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal gerçekliklerin tümü
1. Süratli otomobiller artık şehrin coğrafyasını da hüviyetini de değiştirdi.
1. Süratli otomobiller artık şehrin coğrafyasını da hüviyetini de değiştirdi.
Lisan : Arapça cuġrāfiya
Telaffuz : coğra'fya
1. isim , isim , isim , isim , Coğrafya araştırmaları yapan kimse
1. Kâtip Çelebi ünlü Türk coğrafyacılarındandır.
1. Kâtip Çelebi ünlü Türk coğrafyacılarındandır.
2. Coğrafya öğretmeni
çoğu kez, pek çoğu
1. zamir , zamir , zamir , zamir , Bir şeyin büyük bölümü
1. Biz o zaman okuduğumuz mısraların çoğunu ezber bilirdik.
1. Biz o zaman okuduğumuz mısraların çoğunu ezber bilirdik.
2. Çok kimse
1. Arkadaşlarımın çoğu gibi mektebe lalalarla, uşaklarla gitmedim.
1. Arkadaşlarımın çoğu gibi mektebe lalalarla, uşaklarla gitmedim.