Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
çoğaltan
Anlamı:

1. isim , isim , matematik , matematik , isim , isim , matematik , matematik , Çarpan


çoğaltıcı
Anlamı:

1. isim , isim , teknik , teknik , isim , isim , teknik , teknik , Çoğaltma işini gerçekleştiren düzenek

Örnek:

1. Elektron çoğaltıcı.

1. Elektron çoğaltıcı.


çoğaltılabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoğaltılabilmek işi


çoğaltılabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çoğaltılma ihtimali veya imkânı bulunmak


çoğaltılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoğaltılmak işi


çoğaltılmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çoğalması sağlanmak


çoğaltım
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoğaltma işi

2. sinema , sinema , televizyon , televizyon , sinema , sinema , televizyon , televizyon , Asıl kopya ile aynı özellikleri taşıyan yeni bir kopyayı tek işlemde elde etme


çoğaltış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoğaltma işi


çoğaltıverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoğaltıvermek işi


çoğaltıvermek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çabucak çoğaltmak


Telaffuz : çoğaltı'vermek

çoğaltma

İlgili Kelimeler:

çoğaltma makinesi

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoğaltmak işi, teksir, fazlalaştırma, ziyadeleştirme

2. Bir sanat eserinin aslına uygun olarak yapılan taklidi, reprodüksiyon


çoğaltma makinesi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Özel bir kâğıt üzerine yazılmış yazıyı çoğaltmaya yarayan makine, teksir makinesi, müstensih


çoğaltmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Miktarını, sayısını, ölçüsünü artırmak, fazlalaştırmak, ziyadeleştirmek

Örnek:

1. Şüphe yok ki ölçüsüz bir para israfı bu borçları daha çoğaltacak, hiç azaltmayacaktı.

1. Şüphe yok ki ölçüsüz bir para israfı bu borçları daha çoğaltacak, hiç azaltmayacaktı.

2. Çoğaltma makinesi kullanılarak sayısını artırmak, teksir etmek


çoğalttırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoğalttırmak işi


çoğalttırmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çoğaltma işini yaptırmak


çöğdürme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çöğdürmek işi


çöğdürmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , İşemek

Örnek:

1. Ayın altında iri bedeniyle dikildi, uzun uzun çöğdürdü.

1. Ayın altında iri bedeniyle dikildi, uzun uzun çöğdürdü.

2. İleri doğru fışkırtmak


çöğme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çöğmek işi


çöğmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , Alçalmak, aşağıya inmek


coğrafi

İlgili Kelimeler:

coğrafi durum

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Coğrafya ile ilgili

Örnek:

1. Kasaba, coğrafi vaziyeti yüzünden lodosu, poyrazı pek az tutan bir limanda kurulmuştur.

1. Kasaba, coğrafi vaziyeti yüzünden lodosu, poyrazı pek az tutan bir limanda kurulmuştur.


Lisan : Arapça cuġrāfī

Telaffuz : coğra:fi:

coğrafi durum
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir yerin çevresi ile ilgisinin tespiti veya görünümü


coğrafya

İlgili Kelimeler:

beşerî coğrafya, doğal coğrafya, fiziki coğrafya, genel coğrafya, siyasi coğrafya, tarihî coğrafya, umumi coğrafya, bitki coğrafyası, dil coğrafyası, ekonomi coğrafyası, insan coğrafyası, nüfus coğrafyası, şehir coğrafyası, tarım coğrafyası, ticaret coğrafyası, ülkeler coğrafyası

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yeryüzünü fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal yönlerden inceleyen bilim

2. Bir yeryüzü parçasını, bir bölgeyi, bir ülkeyi belirleyen, niteleyen, fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal gerçekliklerin tümü

Örnek:

1. Süratli otomobiller artık şehrin coğrafyasını da hüviyetini de değiştirdi.

1. Süratli otomobiller artık şehrin coğrafyasını da hüviyetini de değiştirdi.


Lisan : Arapça cuġrāfiya

Telaffuz : coğra'fya

coğrafyacı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coğrafya araştırmaları yapan kimse

Örnek:

1. Kâtip Çelebi ünlü Türk coğrafyacılarındandır.

1. Kâtip Çelebi ünlü Türk coğrafyacılarındandır.

2. Coğrafya öğretmeni


coğrafyacılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coğrafyacının yaptığı iş


çoğu

İlgili Kelimeler:

çoğu kez, pek çoğu

Anlamı:

1. zamir , zamir , zamir , zamir , Bir şeyin büyük bölümü

Örnek:

1. Biz o zaman okuduğumuz mısraların çoğunu ezber bilirdik.

1. Biz o zaman okuduğumuz mısraların çoğunu ezber bilirdik.

2. Çok kimse

Örnek:

1. Arkadaşlarımın çoğu gibi mektebe lalalarla, uşaklarla gitmedim.

1. Arkadaşlarımın çoğu gibi mektebe lalalarla, uşaklarla gitmedim.