Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
baz morfin
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Uyuşturucu madde yapımında kullanılan açık kahverengi toz


baz yük
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir zaman dönemi boyunca en düşük yük


baza
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak

2. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide

3. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi


Lisan : İtalyanca base

bazal
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , kimya , kimya , sıfat , sıfat , kimya , kimya , Bazı çok olan (tuz)

2. Bazın özelliklerini taşıyan (madde)


Lisan : Fransızca basal

Telaffuz : l ince okunur

bazalı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bazası olan


bazalt
Anlamı:

1. isim , isim , jeoloji , jeoloji , isim , isim , jeoloji , jeoloji , Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi


Lisan : Fransızca basalte

bazasız
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bazası olmayan


bazen
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Ara sıra, kimileyin

Örnek:

1. Bazen bir kelimenin, bir ses tonunun sevdiğimiz bir insanı kırdığını görürüz.

1. Bazen bir kelimenin, bir ses tonunun sevdiğimiz bir insanı kırdığını görürüz.


Lisan : Arapça baʿżen

Telaffuz : ba:zen

bazı

İlgili Kelimeler:

bazı bazı

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Birtakım, kimi

Örnek:

1. Biraz sonra yine bazı sesler işittim / Merak ile merdivenin başına gittim

1. Biraz sonra yine bazı sesler işittim / Merak ile merdivenin başına gittim

2. zarf , zarf , zarf , zarf , Bazen

Örnek:

1. Bazı da oynarsın tor atlar gibi / Kış günü aç kalmış boz kurtlar gibi

1. Bazı da oynarsın tor atlar gibi / Kış günü aç kalmış boz kurtlar gibi


Lisan : Arapça baʿż

Telaffuz : ba:zı

bazı bazı
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Ara sıra

Örnek:

1. Kocasını kırar bazı bazı, düşünür ağlar.

1. Kocasını kırar bazı bazı, düşünür ağlar.


bazı dingil döner, bazı teker
Anlamı:

1. `karşılıklı ilişkilerde her iki tarafa da zaman zaman söz söyleme hakkı doğar` anlamında kullanılan bir söz

Örnek:

1. Bizimkisi komşuluk gayreti, dedi, içinden de ne demişler? Bazı dingil döner, bazı teker.

1. Bizimkisi komşuluk gayreti, dedi, içinden de ne demişler? Bazı dingil döner, bazı teker.


baziçe
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Oyun

Örnek:

1. Bu baziçede yanacak olanların sade kendisi olmayacağını anlatıyordu.

1. Bu baziçede yanacak olanların sade kendisi olmayacağını anlatıyordu.


Lisan : Farsça bāzīçe

Telaffuz : ba:zi:çe

bazidiyospor
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Bazitli mantarların sporları


Lisan : Fransızca basidiospore

bazik

İlgili Kelimeler:

bazik oksitler

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , kimya , kimya , sıfat , sıfat , kimya , kimya , Baz niteliği gösteren

2. Birleşiminde asit ve baz ağırlığı oranı normal tuza göre az fakat baz oranı normal tuza göre yüksek olan (tuz)


Lisan : Fransızca basique

bazik oksitler
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Çoğu oksijen bakımından zayıf olan, su ile birleşince baz etkisi gösteren, asitlerle birleşince tuzları veren oksitler


bazilika
Anlamı:

1. isim , isim , mimarlık , mimarlık , isim , isim , mimarlık , mimarlık , İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise

2. Kral sarayı

3. tarih , tarih , tarih , tarih , Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi


Lisan : İtalyanca basilica

bazısı
Anlamı:

1. zamir , zamir , zamir , zamir , Birtakımı, kimi, kimisi


bazit
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Bazit mantarların üreme organı


Lisan : Fransızca baside

bazitli

İlgili Kelimeler:

bazitli mantarlar

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Baziti olan


bazitli mantarlar
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Sporları bazitlerin içinde bulunan mantarlar grubu


bazlama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sacda pişirilmiş yuvarlak ekmek, bazlamaç

Örnek:

1. Köyünden getirdiği darı unundan yapılmış bazlama ancak beş, on gün yetişmişti.

1. Köyünden getirdiği darı unundan yapılmış bazlama ancak beş, on gün yetişmişti.

2. Tatlısı bol, kalın gözleme, bazlamaç


bazlamaç
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bazlama


bazlaşma
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Bir maddenin baz durumuna gelmesi


bazofil
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki

2. sıfat , sıfat , kimya , kimya , sıfat , sıfat , kimya , kimya , Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan


Lisan : Fransızca basophile

bazofobi
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Sinirsel veya ruhsal bozukluktan ileri gelen yürüyememe hastalığı

2. Yürürken düşme korkusu


Lisan : Fransızca basophobie

Telaffuz : bazofo'bi