92406 kayıt bulundu.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Başkalaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
2. Başkalaşma becerisi bulunmak
dış başkalaşım, iç başkalaşım
1. isim , isim , jeoloji , jeoloji , isim , isim , jeoloji , jeoloji , Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi, istihale, metamorfizm
tüm başkalaşma, yarı başkalaşma
1. isim , isim , isim , isim , Başkalaşmak işi
1. Sonra akşam olur ve halesi parlaklığını, çehresi cazibesini yitirirken babam başlardı başkalaşmaya.
1. Sonra akşam olur ve halesi parlaklığını, çehresi cazibesini yitirirken babam başlardı başkalaşmaya.
2. biyoloji , biyoloji , biyoloji , biyoloji , Oğulcuk evresinden ergin olana değin bir hayvanın geçirdiği biçim ve yapı değişimleri, istihale, metamorfoz
1. Böcekler, yaşantılarını tamamlayıncaya kadar türlü başkalaşmalar geçirirler.
1. Böcekler, yaşantılarını tamamlayıncaya kadar türlü başkalaşmalar geçirirler.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Başka bir varlığa, niteliğe dönüşmek, değişmek, farklılık kazanmak
1. Adamın kimliği bile bir başkalaşıyor denize adım atıldı mı.
1. Adamın kimliği bile bir başkalaşıyor denize adım atıldı mı.
2. Biçim değiştirmek, istihale etmek
1. Artık giyim kuşam, kılık kıyafet de başkalaşmıştı.
1. Artık giyim kuşam, kılık kıyafet de başkalaşmıştı.
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kötüleşmek, bozulmak
1. -e , -e , -e , -e , Başkaldırma ihtimali veya imkânı bulunmak
2. Başkaldırma becerisi bulunmak
1. isim , isim , isim , isim , Herhangi bir amaçla kurulu düzene veya devlet güçlerine karşı gelme, başkaldırma, ayaklanma, isyan
2. Bir düzene veya emre boyun eğmeme, uymama, itaat etmeme
Telaffuz : ba'şkaldırı
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Başkaldıran, isyan eden, asi, isyancı, isyankâr
1. isim , isim , isim , isim , Başkaldırıcı olma durumu, asilik, isyancılık, isyankârlık
1. isim , isim , isim , isim , Başkaldırı
1. Tartışma, insanların ızdırap ve acıya karşı duydukları başkaldırıya dayanıyordu.
1. Tartışma, insanların ızdırap ve acıya karşı duydukları başkaldırıya dayanıyordu.
1. -e , -e , -e , -e , Ayaklanmak, isyan etmek
1. Hiçbir şeye isyan etmez, kimseye başkaldırmazdı.
1. Hiçbir şeye isyan etmez, kimseye başkaldırmazdı.
2. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , İyice coşmak, kabarmak
1. Başkaldırmış denizle dövüşe dövüşe boğulanı gördün mü?
1. Başkaldırmış denizle dövüşe dövüşe boğulanı gördün mü?
Telaffuz : ba'şkaldırmak
1. isim , isim , isim , isim , Van iline bağlı ilçelerden biri
Özel: Evet
Telaffuz : ba'şkale
1. isim , isim , isim , isim , Alışılana benzememe, değişik olma durumu, değişiklik
1. Seninle aramda öyle bir başkalık var ki bu başkalık ateşle suyun arasında yok.
1. Seninle aramda öyle bir başkalık var ki bu başkalık ateşle suyun arasında yok.
başkan vekili, başkan yardımcısı, asbaşkan, eş başkan, genel başkan, onursal başkan, baro başkanı, belediye başkanı, bölüm başkanı, cumhurbaşkanı, devlet başkanı, kurmay başkanı, kürsü başkanı, sandık başkanı, sınıf başkanı
1. isim , isim , isim , isim , Bir topluluğun, bir toplantının veya bir derneğin başında bulunan kimse, reis, reis bey
1. Yeni müsteşar, yarın daire başkanlarını olağanüstü toplantıya çağırmış.
1. Yeni müsteşar, yarın daire başkanlarını olağanüstü toplantıya çağırmış.
2. Bazı ülkelerde devletin ve hükûmetin başı
1. isim , isim , isim , isim , Başkanın işini görmesi için yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse
1. isim , isim , isim , isim , Kurum ve kuruluşlarda başkana yardım eden sorumlu ve yetkili kimse
başkanlık makamı, başkanlık sistemi, genel başkanlık, yarı başkanlık, cumhurbaşkanlığı
1. isim , isim , isim , isim , Başkan olma durumu
1. Sen, şu cemiyetin başkanlığından da cemiyetten de hemen istifa edeceksin.
1. Sen, şu cemiyetin başkanlığından da cemiyetten de hemen istifa edeceksin.
2. Başkanın görevi veya makamı, reislik, riyaset
1. isim , isim , isim , isim , Başkanın oturduğu veya odasının bulunduğu yer