Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
vestiyer
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Otel, lokanta vb. yerlerde veya evlerde şapka, palto, pardösü gibi eşyayı bırakmak ve korumak için ayrılmış yer, askılık

Örnek:

1. Vestiyerde bir kadın şapkası unutulmuş olduğunu görmüştüm.

1. Vestiyerde bir kadın şapkası unutulmuş olduğunu görmüştüm.


Lisan : Fransızca vestiaire

vestiyerci
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vestiyerde çalışan kimse


vestiyercilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vestiyerci olma durumu


veston
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Erkek ceketi

Örnek:

1. İçinden koca bir dolaba sığmayacak bir sürü esvaplar çıkmış: Çift sıra düğmeli vestonlar, yuvarlak vestonlar, kukuletalı seyahat paltoları...

1. İçinden koca bir dolaba sığmayacak bir sürü esvaplar çıkmış: Çift sıra düğmeli vestonlar, yuvarlak vestonlar, kukuletalı seyahat paltoları...


Lisan : Fransızca veston

vesvese
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kuruntu

Örnek:

1. Etrafı su olduğu için acaba kökünü bırakıp yüzüverir mi diye içime bir vesvese girer.

1. Etrafı su olduğu için acaba kökünü bırakıp yüzüverir mi diye içime bir vesvese girer.


Lisan : Arapça vesvese

vesveseci
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kuruntucu


vesvesecilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kuruntuculuk


vesveseli
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kuruntulu

Örnek:

1. Vesveseli ve daima uyanık olan zekâsı böyle bir gaflete düşmesine asla müsait değildir.

1. Vesveseli ve daima uyanık olan zekâsı böyle bir gaflete düşmesine asla müsait değildir.


vesveselilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kuruntululuk


vesvesesiz
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kuruntusuz


vesvesesizlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kuruntusuzluk


vesveseye düşmek
Anlamı:

1. kuruntuya kapılmak


veteriner

İlgili Kelimeler:

veteriner hekim

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Veteriner hekim

Örnek:

1. Bu yarışmadan önce atlar veterinere muayene ettirilir ve esenlik onayı alınırdı.

1. Bu yarışmadan önce atlar veterinere muayene ettirilir ve esenlik onayı alınırdı.


Lisan : Fransızca vétérinaire

veteriner hekim
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hayvan hastalıklarını tedavi eden uzman, veteriner, baytar


veteriner hekimliği
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Veterinerlik


veterinerlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Veteriner olma durumu, veteriner hekimliği, baytarlık

2. Veterinerin işi, veteriner hekimliği, baytarlık


vetire
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Süreç

2. Üslup, tarz

3. Burun deliklerini ayıran zar


Lisan : Arapça vetīre

Telaffuz : veti:re

veto

İlgili Kelimeler:

veto hakkı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Karşı çıkma, engelleme, reddetme


Lisan : Fransızca veto

Telaffuz : ve'to

veto etmek
Anlamı:

1. reddetmek, kabul etmemek

Örnek:

1. Bir kuruş bile vermem diye veto edince imdada Hilmi dayı yetişti.

1. Bir kuruş bile vermem diye veto edince imdada Hilmi dayı yetişti.


veto hakkı
Anlamı:

1. isim , isim , hukuk , hukuk , isim , isim , hukuk , hukuk , Belli bir alanda yetki sahibinin öneri veya kararı reddetme hakkı

Örnek:

1. Cumhurbaşkanına veto hakkı ve başkumandanlık salahiyeti verilmesi hususunda...

1. Cumhurbaşkanına veto hakkı ve başkumandanlık salahiyeti verilmesi hususunda...


veto yemek
Anlamı:

1. engellenmek, reddedilmek


veya
Anlamı:

1. bağlaç , bağlaç , bağlaç , bağlaç , Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut

Örnek:

1. Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım.

1. Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım.

2. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz

Örnek:

1. Sen, ben veya başka birileri.

1. Sen, ben veya başka birileri.


Lisan : Arapça ve + Farsça yā

Telaffuz : ve'ya:

veyahut
Anlamı:

1. bağlaç , bağlaç , bağlaç , bağlaç , Yahut

Örnek:

1. Erkek aşkı öyle uçsuz bucaksızdır ki / Olmaz bunun sonuncusu veyahut ilki

1. Erkek aşkı öyle uçsuz bucaksızdır ki / Olmaz bunun sonuncusu veyahut ilki


Lisan : Arapça ve + Farsça yāḫõd

Telaffuz : ve'ya:hut

vezaret
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Vezirlik


Lisan : Arapça vezāret

Telaffuz : veza:ret

vezikül
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İçi su dolu kabarcık


Lisan : Fransızca vésicule