92406 kayıt bulundu.
1. gidilen yolu değiştirmek
1. Turgut, ani bir kararla rotasını değiştirdi.
1. Turgut, ani bir kararla rotasını değiştirdi.
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , tutumunu değiştirmek, izlediği yoldan ayrılmak
1. rota çizgisinden ayrılmak
1. Bir de baktım ki niyetlendiğim gibi kıyıya paralel gitmemiş, rota kırıp açılmışım.
1. Bir de baktım ki niyetlendiğim gibi kıyıya paralel gitmemiş, rota kırıp açılmışım.
1. isim , isim , isim , isim , Gecikme
1. Küçük bir rötarımız olduğu için Diyarbakır'a ancak saat bire doğru varıyoruz.
1. Küçük bir rötarımız olduğu için Diyarbakır'a ancak saat bire doğru varıyoruz.
Lisan : Fransızca retard
1. isim , isim , isim , isim , Büyük bir çabuklukla dönerek işleyen ve saatte binlerce adet baskı yapan bir tür basım makinesi
1. Son sistem, pırıl pırıl rotatif almışlar.
1. Son sistem, pırıl pırıl rotatif almışlar.
Lisan : Fransızca rotatif
1. isim , isim , isim , isim , Otomobilin ön düzeninde bulunan, her yöne dönebilen ve mafsal olarak kullanılan küre biçiminde bir parça
Lisan : Fransızca rotule
1. isim , isim , fizik , fizik , isim , isim , fizik , fizik , Döneç
Lisan : Fransızca rotor
1. isim , isim , isim , isim , Fotoğrafçılıkta resimleri basmadan önce negatif üzerinde düzeltme işi
2. Düzeltmek amacıyla yapılan değiştirme
1. Benim kısaltılan makale ile Zühtü'nün rötuştan geçen makalesini birleştirdiler.
1. Benim kısaltılan makale ile Zühtü'nün rötuştan geçen makalesini birleştirdiler.
Lisan : Fransızca retouche
1. kusurları gidermek amacıyla düzeltmek, değiştirmek
1. Artık hepsi her yeni yazacaklarını ana ilkeye göre ayarlıyor, eski yazdıklarını da buna göre rötuş ediyorlardı.
1. Artık hepsi her yeni yazacaklarını ana ilkeye göre ayarlıyor, eski yazdıklarını da buna göre rötuş ediyorlardı.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Rötuş yapılmamış, düzeltilmemiş
1. Fotoğraflarınız basılmış fakat hepsi rötuşsuz.
1. Fotoğraflarınız basılmış fakat hepsi rötuşsuz.
1. isim , isim , isim , isim , Sporda veya oyunda yenilmiş olanın aynı rakiple oynadığı ikinci oyun
Lisan : Fransızca revanche
1. ikinci karşılaşmayı kazanmak
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , kendine yapılan haksızlığın karşılığını vermek
1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Futbolda yüksekten gelen topa gövdeyi sırtüstü devirip makas yaparak vurma
Lisan : İngilizce reverseshot
1. isim , isim , hukuk , hukuk , isim , isim , hukuk , hukuk , Telif hakkı
Lisan : İngilizce royalty