Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
pekmezcilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Pekmez yapma veya satma işi


pekmezkefi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kula ile doru arasında bir at donu

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu renkte olan (at)


Telaffuz : pekme'zkefi

pekmezköpüğü
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Açık kahverengi

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu renkte olan


Telaffuz : pekme'zköpüğü

pekmezli
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Pekmezi olan veya içinde pekmez bulunan

Örnek:

1. Kendim için üzeri pekmezli bir su muhallebisi ... ısmarlamıştım.

1. Kendim için üzeri pekmezli bir su muhallebisi ... ısmarlamıştım.

2. Tadı fazla olan, çok tatlı

Örnek:

1. Pekmezli üzüm.

1. Pekmezli üzüm.


pekmezlik
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Pekmez yapmak için ayrılmış

2. Pekmez yapmaya elverişli

3. isim , isim , isim , isim , Köy evlerinin yanında pekmez yapmak için kullanılan, şaraphane ve ocağı bulunan özel bina veya bölme


peksimet
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Pişirildikten sonra dilimler hâlinde kesilerek ısı ile kurutulmuş, uzun süre dayanabilen ekmek

Örnek:

1. Yanımızda, ne olur ne olmaz diye alınmış yarım çuval peksimet vardı.

1. Yanımızda, ne olur ne olmaz diye alınmış yarım çuval peksimet vardı.


Lisan : Rumca

pektin
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bitki dokularında bulunan renksiz, metil grubundan madde

2. Göze zarının peltemsi kabuğu

3. Özellikle bitki hücrelerinin orta lamelinde bulunan büyük moleküllü karbonhidrat karışımı madde


Lisan : Fransızca pectine

pektoral
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , tıp , tıp , sıfat , sıfat , tıp , tıp , Göğse ait

2. Göğse veya akciğer hastalıklarına ait, göğüs hastalıklarına ilişkin


Lisan : Fransızca pectoral

Telaffuz : l ince okunur

peleme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Irmaklarda işleyen, bir tür altı düz kayık


pelenk
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , eskimiş , eskimiş , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Pars


Lisan : Farsça peleng

pelerin
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir tür üstlük

Örnek:

1. Kollarını yarısına kadar örten bir pelerini dirseklerinin ucu ile bir kanat gibi açıp kapıyordu.

1. Kollarını yarısına kadar örten bir pelerini dirseklerinin ucu ile bir kanat gibi açıp kapıyordu.


Lisan : Fransızca pèlerine

pelerinli
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Pelerini olan


pelesenk

İlgili Kelimeler:

pelesenk ağacı, meryem pelesengi

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Türlü bitkilerden çıkarılan kokulu bir reçine

2. Pelesenk ağacından elde edilen değerli kereste


Lisan : Arapça belesān

pelesenk

İlgili Kelimeler:

dil pelesengi

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Konuşurken gereksiz tekrarlanan söz, persenk


Lisan : Farsça pārseng

pelesenk ağacı
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Kızıldeniz'in Afrika ve Asya kıyılarında yetişen ve kışın yapraklarını dökmeyen, değerli kerestesi kahverengi, mor veya esmer hatta vişneçürüğü olabilen, doğramacılıkta kullanılan bir ağaç (Commiphora opobalsamum)


pelikan
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Pelikangillerden, pembeye çalan beyaz tüylü, kanatları gri renkli, alt gagasında deriden bir kesesi olan iri kuş, kaşıkçı kuşu (Pelecanus onocrotalus)


Lisan : Fransızca pélican

pelikangiller
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Omurgalı hayvanların kuşlar sınıfının, leyleksiler takımının bir alt familyası


pelikansılar
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Bazı sınıflandırmalara göre, pelikangiller, karabatakgiller ve sümsükgiller familyalarını içine alan bir takım


pelikül
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Boş film, film şeridi


Lisan : Fransızca pellicule

pelin

İlgili Kelimeler:

pelin otu, acı pelin, akpelin

Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Birleşikgillerden, yapraklarında ve öteki bölümlerinde çok acı, kokulu bir madde bulunan, hekimlikte kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki, pelin otu, acı pelin, akpelin (Artemisia absinthium)


Lisan : Rumca

pelin otu
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Pelin


pelit

İlgili Kelimeler:

denizpelidi, yer pelidi

Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Meşe ağacı

2. Bu ağacın meyvesi, palamut


Lisan : Arapça bellūṭ

pelte
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılan bir tatlı türü

2. Bu kıvamda olan madde

3. kimya , kimya , kimya , kimya , Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin doğrudan doğruya şişmesiyle veya sıcakta hazırlanan oldukça konsantre çözeltinin soğultularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde

4. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Denizanası

Örnek:

1. Denizde canlanmış bir köpük gibi açılan kapanan peltenin hayatını gördükçe bu hayatlar nedir ve niçindir, demek ihtiyacını duyardım.

1. Denizde canlanmış bir köpük gibi açılan kapanan peltenin hayatını gördükçe bu hayatlar nedir ve niçindir, demek ihtiyacını duyardım.


Lisan : Farsça pālūde

pelte gibi
Anlamı:

1. çok gevşek

2. çok yorgun


peltek

İlgili Kelimeler:

peltek diş ünsüzü

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Dilini dişlerinin arasına alır gibi konuşan ve bu yüzden s, z gibi sesleri kusurlu söyleyen (kimse)

2. Tutuk, titrek (konuşma)

Örnek:

1. Hafif peltek, bozuk diksiyonuyla tiyatroda tutunamazdı.

1. Hafif peltek, bozuk diksiyonuyla tiyatroda tutunamazdı.

3. zarf , zarf , zarf , zarf , Tutuk, titrek bir biçimde