92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Futbolda havadan gelen topa kafa vurmak için yükselme
1. Ben iyi penaltı atıyordum. Gazi'nin kafa çıkışları mükemmeldi.
1. Ben iyi penaltı atıyordum. Gazi'nin kafa çıkışları mükemmeldi.
1. teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , içki içmek
1. İpini koparmış aylakla çiçeği burnunda asistan, dejenere mirasyedi ile ağır işçi, burada dirsek dirseğe kafa cilalardı.
1. İpini koparmış aylakla çiçeği burnunda asistan, dejenere mirasyedi ile ağır işçi, burada dirsek dirseğe kafa cilalardı.
1. zihni yoran sorunlarla sürekli uğraşmak
1. Ne gücünü aşan meseleler için çene yormaya, kafa eskitmeye niyeti vardı ne de kendi başarısızlıkları için suçlu aramaya.
1. Ne gücünü aşan meseleler için çene yormaya, kafa eskitmeye niyeti vardı ne de kendi başarısızlıkları için suçlu aramaya.
1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Beyin gücü ile ortaya eser koyan, araştıran, inceleyip eleştiren kimse
1. Bir kafa işçisinin, sanatçının, bilim adamının düşünmek için bol bol zamana ihtiyacı vardır.
1. Bir kafa işçisinin, sanatçının, bilim adamının düşünmek için bol bol zamana ihtiyacı vardır.
1. iki veya birkaç kişi bir kenara çekilip konuşmak
1. Şimdi, isterseniz, kafa kafaya verip topunuz birden, yahut topunuzun namına içinizden birisi cevap versin.
1. Şimdi, isterseniz, kafa kafaya verip topunuz birden, yahut topunuzun namına içinizden birisi cevap versin.
2. dayanışmak
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Nüfus cüzdanı
1. bir konu üzerinde pek çok düşünmek
1. Sen sabahtan akşama kadar rahat rahat oturuyorsun, ben kafa patlatıyorum.
1. Sen sabahtan akşama kadar rahat rahat oturuyorsun, ben kafa patlatıyorum.
1. ikaz etmek için başını iki yana veya öne arkaya hafifçe eğmek
2. baş sallamak
3. doğru veya yanlış her şeye evet demek
1. isim , isim , isim , isim , Diyafram yoluyla itilen havanın sesi oluşturduktan sonra sinüslerde yankı yaptırılmasıyla elde edilen ses
1. boyun eğmemek, karşı gelmek, diklenmek
1. Hocalara, amirlere, büyüklere kafa tutmak sökmezdi.
1. Hocalara, amirlere, büyüklere kafa tutmak sökmezdi.
1. bir iş, bir konu üzerinde çokça düşünmek
1. Oynarken yaptığı hatalar üstüne kafa yoruyor, sonra yığınla düş kuruyordu.
1. Oynarken yaptığı hatalar üstüne kafa yoruyor, sonra yığınla düş kuruyordu.
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Düşünce bakımından
1. Hayatının çok yönlü, çok renkli karmaşasına kafaca hazırdı.
1. Hayatının çok yönlü, çok renkli karmaşasına kafaca hazırdı.
Telaffuz : kafa'ca
kafadan bacaklılar, kafadan gayrimüsellah, kafadan kontak
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Zihinden, belleğini kullanarak
1. bir konu üzerinde inceleme yapmadan rastgele konuşmak, uydurmak, yalan söylemek
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Yumuşakçaların, baş bölgelerinde sert bir gagası ve çekmenli sekiz kolu bulunan önemli bir sınıfı
1. Mürekkep balığı ve ahtapot kafadan bacaklılardandır.
1. Mürekkep balığı ve ahtapot kafadan bacaklılardandır.
1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Düşüncesiz, mantıksız iş gören