Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
amaçlanmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Amaçlama işine konu olmak

Örnek:

1. Bu olasılığın romanda amaçlanmış özellikleri içermediğini hemen söyleyebilirim.

1. Bu olasılığın romanda amaçlanmış özellikleri içermediğini hemen söyleyebilirim.


amaçlaştırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Amaçlaştırmak işi


amaçlaştırmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Amaç durumuna getirmek


amaçlı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Amacı olan, gayeli

2. Bir amaca yönelik


amaçlılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Amaçlı olma durumu


amaçsız
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Amacı olmayan, gayesiz

2. zarf , zarf , zarf , zarf , Amacı olmayan, gayesiz bir biçimde, yönsüz, boş boş

Örnek:

1. Amaçsız, kararsız oraya buraya süzülürler.

1. Amaçsız, kararsız oraya buraya süzülürler.


amaçsızca
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Amaçsız bir biçimde, amaçsızcasına

Örnek:

1. Bir gün Sahaflar Çarşısı'nda amaçsızca dolaşırken rastlantıyla eline bir kitap geçmiş.

1. Bir gün Sahaflar Çarşısı'nda amaçsızca dolaşırken rastlantıyla eline bir kitap geçmiş.


Telaffuz : amaçsı'zca

amaçsızcasına
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Amaçsızca


Telaffuz : amaçsı'zcasına

amaçsızlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Amaçsız olma durumu


amade
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Hazır


Lisan : Farsça āmāde

Telaffuz : a:ma:de

amadelik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Amade olma durumu


amal

İlgili Kelimeler:

amalierbaa

Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , İşler, işlemler


Lisan : Arapça aʿmāl

Telaffuz : a:ma:l

amalgam
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Malgama


Lisan : Fransızca amalgame

amalierbaa
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Matematikte dört işlem


Lisan : Arapça aʿmāl + erbaʿa

Telaffuz : a:ma:lierbaa

âmâlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Görme engellilik


aman

İlgili Kelimeler:

amanname, aman zaman

Anlamı:

1. ünlem , ünlem , ünlem , ünlem , Yardım istenildiğini anlatan bir söz

Örnek:

1. Aman yakalayın.

1. Aman yakalayın.

2. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz

Örnek:

1. Aman, bir daha yapmam!

1. Aman, bir daha yapmam!

3. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz

Örnek:

1. Aman bırak beni! Aman, bu laflardan da bıktık!

1. Aman bırak beni! Aman, bu laflardan da bıktık!

4. Rica anlatan bir söz

Örnek:

1. Aman, acele etmeli, vakit geçiyor.

1. Aman, acele etmeli, vakit geçiyor.

5. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz

Örnek:

1. Aman, çocuğa iyi bakın!

1. Aman, çocuğa iyi bakın!

6. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir

Örnek:

1. Aman da ne güzel şey!

1. Aman da ne güzel şey!

7. Şaşma anlatan bir söz

Örnek:

1. Aman efendim, bana öyle şeyler söyledi ki donakaldım.

1. Aman efendim, bana öyle şeyler söyledi ki donakaldım.


Lisan : Arapça amān

aman Allah (veya Allah'ım)
Anlamı:

1. şaşma, beğenme veya beğenmeme, korku vb. duyguları belirtmek için kullanılan bir söz


aman bulmak
Anlamı:

1. kurtulmak


aman dedirtmek (veya amana getirmek)
Anlamı:

1. karşı koyan birini boyun eğmek zorunda bırakmak, zor durumda bırakmak

Örnek:

1. Galiba bu sene soğuk aman dedirtecek.

1. Galiba bu sene soğuk aman dedirtecek.


aman derim!
Anlamı:

1. `sakın ha, böyle bir iş yapayım deme` anlamında kullanılan bir söz

Örnek:

1. Evi satacakmışsın, aman derim!

1. Evi satacakmışsın, aman derim!


aman dilemek
Anlamı:

1. önce direnirken zor karşısında boyun eğip canının bağışlanmasını dilemek

Örnek:

1. Bir düzine kadarı, aman dilemeye bile vakit bulamadan devrildi.

1. Bir düzine kadarı, aman dilemeye bile vakit bulamadan devrildi.


aman diyene kılıç kalkmaz
Anlamı:

1. `mertliğinize güvenip size teslim olan düşmanın canına kıyılmamalıdır` anlamında kullanılan bir söz


aman vermek
Anlamı:

1. canını bağışlamak, öldürmemek

Örnek:

1. Teslim olan halka aman vererek hepsini evlerine yolladı.

1. Teslim olan halka aman vererek hepsini evlerine yolladı.


aman vermemek
Anlamı:

1. rahat bırakmamak, göz açtırmamak

Örnek:

1. İri sivrisinekler gece gündüz aman vermiyordu.

1. İri sivrisinekler gece gündüz aman vermiyordu.

2. acımayıp öldürmek


aman zaman
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Fırsat, çıkar yol