92406 kayıt bulundu.
1. yatağına veya donuna işemek, salıvermek
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , çok korkmak
1. konuyu veya anlaşmayı kabul ettiğini belirtmek
1. İlgili sözleşmelerin altına imzamızı koyarken bu imzaya sadık kalma konusunda ne ölçüde niyetliydik?
1. İlgili sözleşmelerin altına imzamızı koyarken bu imzaya sadık kalma konusunda ne ölçüde niyetliydik?
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Genellikle Ege bölgesinde yetişen, yuvarlak, kalınca kabuklu güzel bir tür kavun
Telaffuz : altı'nbaş
1. isim , isim , isim , isim , Bir eliyle kendi bileklerini kavrayan iki kişinin, öteki eliyle karşılıklı olarak birbirlerinin bileklerini tutmaları
altıncı ayak, altıncı duyu, altıncı his
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen
1. ezilmek
1. Bir şey değil, karşıdan bir otomobil filan gelir de altında kalırım diye korktum.
1. Bir şey değil, karşıdan bir otomobil filan gelir de altında kalırım diye korktum.
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , karşılığını verememek
Ön Takı : (bir şeyin)
1. isim , isim , isim , isim , Ankara iline bağlı ilçelerden biri
Özel: Evet
Telaffuz : altı'ndağ
1. bir işin gizli kalmış kötü ve aksak yanıyla, kuşkulu bir durumuyla karşılaşmak
1. Kısa kesmekten yanaydı ama paraları uzatsa altından bir çapanoğlu çıkar mıydı?
1. Kısa kesmekten yanaydı ama paraları uzatsa altından bir çapanoğlu çıkar mıydı?
2. bir işte gizli niyet, hile bulunmak
1. malı, parayı düşüncesizce harcayıp tüketmek
1. Babasından kalan servetin altından girip üstünden çıkmıştı.
1. Babasından kalan servetin altından girip üstünden çıkmıştı.
2. ne yapıp edip istediğini yaptırmak
3. halletmek
4. karıştırmak
1. bir işi başaramamak, becerememek, üstesinden gelememek
1. Bu işin altından kolay kolay kalkamaz.
1. Bu işin altından kolay kolay kalkamaz.
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , kendini savunamamak
1. Altından kalkamayacağı suçlamalar ileri sürdüler.
1. Altından kalkamayacağı suçlamalar ileri sürdüler.
1. isim , isim , isim , isim , Konya iline bağlı ilçelerden biri
Özel: Evet
Telaffuz : altı'nekin
1. ocağın alevini kapatmak
1. Fokurdamaya başlayan çaydanlığın altını kapadı.
1. Fokurdamaya başlayan çaydanlığın altını kapadı.
1. bir şey bulmak için aramadık yer bırakmamak
2. söz veya tutumuyla çevreyi birbirine düşürmek, karmakarışık etmek
1. İnsanın gözü bir şey görmedi mi dünyanın altını üstüne getirmeli.
1. İnsanın gözü bir şey görmedi mi dünyanın altını üstüne getirmeli.