Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
altın gol
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Elemeli futbol maçında uzatma süresinde atıldığında oyunu bitiren gol


altın kaplama
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Altın suyuna batırılarak ince bir altın tabaka ile kaplanmış (metal)

Örnek:

1. Başına, altın kaplama tokalı, yana sarkan çuha püsküllü bir şapka giymiş.

1. Başına, altın kaplama tokalı, yana sarkan çuha püsküllü bir şapka giymiş.


altın keseği
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yerden temiz külçe durumunda çıkan altın


altın kesmek
Anlamı:

1. çok para kazanır olmak


altın kökü
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Güney Amerika'da yetişen, kusturucu niteliği olan bir kök, ipeka (Cephaelis ipeca cuanha)


altın küpü
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İçinde altın saklanan küp vb

2. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Altın biriktiren

3. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Parası çok olan


altın leğene kan kusmak
Anlamı:

1. varlık içinde hastalık veya sıkıntı çekerek yaşamak


altın otu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Mayasıl otu


altın pas tutmaz
Anlamı:

1. `şerefli, temiz insana hiç kimse leke süremez` anlamında kullanılan bir söz


altın rengi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Altın sarısı, dore

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu renkte olan


altın saatler
Anlamı:

1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Televizyonun en çok izlendiği saatler


altın sarısı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Altının rengi, altuni, altın rengi

Örnek:

1. Dört tane kocaman, bakır sigara tablam vardı, onlar uçuk altın sarısına birkaç damla kızıllık düşürüyorlardı.

1. Dört tane kocaman, bakır sigara tablam vardı, onlar uçuk altın sarısına birkaç damla kızıllık düşürüyorlardı.

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu renkte olan


altın suyu
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Bir kısım konsantre nitrik asit ile üç veya dört kısım konsantre hidroklorik asitten oluşmuş, özellikle platin, altın vb. metalleri çözmekte kullanılan bir karışım


altın top gibi
Anlamı:

1. güzel ve tombul (çocuk)


altın tutsa toprak olur (veya altına yapışsa elinde bakır kesilir)
Anlamı:

1. giriştiği işlerde büyük talihsizliklere uğrayan kimsenin durumunu anlatan bir söz


altın varak
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Varak


altın yağmurcun
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Yağmur kuşu


altın yakalı
Anlamı:

1. isim , isim , ekonomi , ekonomi , isim , isim , ekonomi , ekonomi , Bilgiye sahip olan, bilgisini istediği gibi kullanabilen, çok aranan niteliklere sahip, genellikle de elli beş yaşının üstünde olan çalışan


altın yerde paslanmaz, taş yağmurdan ıslanmaz
Anlamı:

1. `değerli kişi veya nesneler, ne türlü uygunsuz koşullar içinde bulunurlarsa bulunsunlar değerlerini ve niteliklerini yitirmezler` anlamında kullanılan bir söz


altın yere düşmekle pul olmaz
Anlamı:

1. `üstün nitelikli kişinin değeri, bulunduğu yerden uzaklaştırılmasıyla azalmaz` anlamında kullanılan bir söz


altın yıl
Anlamı:

1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Eşlerin evliliklerinin ellinci yılı


altın yumurtlayan tavuk
Anlamı:

1. mesleği, sanatı, parası olan, gelirli kimse

2. turist


altın yürekli
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , İyi niyetli, merhametli (kimse)


altın yürekli olmak
Anlamı:

1. çok iyi niyetli, merhametli olmak

Örnek:

1. O kadar fazla altın yürekli olacağına bir parça daha zarif ve cazibeli bir adam olsaydı.

1. O kadar fazla altın yürekli olacağına bir parça daha zarif ve cazibeli bir adam olsaydı.


altın yüreklilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Altın yürekli olma durumu