Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
alnından öpmek
Anlamı:

1. beğenmek, takdir etmek


alnını karışlamak
Anlamı:

1. küçümseyerek meydan okumak


Ön Takı : (birinin)

alnının akıyla
Anlamı:

1. ayıplanacak bir duruma düşmeden, şerefiyle başarı göstermiş olarak

Örnek:

1. Bütün savaşlardan alnının akıyla çıkmış bir denizci. Hiç yenik düşmemiş.

1. Bütün savaşlardan alnının akıyla çıkmış bir denizci. Hiç yenik düşmemiş.


alnının kara yazısı
Anlamı:

1. kötü kaderi, kötü talihi

Örnek:

1. Alnımın ne kara yazısı varmış.

1. Alnımın ne kara yazısı varmış.


alo
Anlamı:

1. ünlem , ünlem , ünlem , ünlem , Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü

2. argo , argo , argo , argo , (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü


Lisan : Fransızca allô

Telaffuz : a'lo, l ince okunur

alogami
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Tozlaşma


Lisan : Fransızca allogamie

alotropi
Anlamı:

1. isim , isim , fizik , fizik , isim , isim , fizik , fizik , Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu


Lisan : Fransızca allotropie

Telaffuz : l ince okunur

alp

İlgili Kelimeler:

alperen, alpyıldızı

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yiğit, kahraman


alpaka
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Alman gümüşü


Lisan : İtalyanca alpacca

alpaka
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos)

2. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü

3. Bu yünden dokunan kumaş


Lisan : Fransızca alpaca

Telaffuz : alpa'ka

alpaks
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı


Lisan : Fransızca alpax

Telaffuz : l ince okunur

alperen
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Derviş

2. Mücahit


alpinist
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dağcı


Lisan : Fransızca alpiniste

Telaffuz : l ince okunur

alpinizm
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dağcılık


Lisan : Fransızca alpinisme

Telaffuz : l ince okunur

alplık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Alp olma durumu


Alpu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : a'lpu

alpyıldızı
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Dağların çok yüksek yamaçlarında yetişen bir çiçek (Paradisia liliastrum)


Telaffuz : l ince okunur

alşimi
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Elementleri altına çevirmek isteyen bir iş alanı, simya

Örnek:

1. Alşimi birtakım metallerin bulunmasına yol açtığı için kimyanın gelişmesine katkıda bulunmuştur.

1. Alşimi birtakım metallerin bulunmasına yol açtığı için kimyanın gelişmesine katkıda bulunmuştur.


Lisan : Fransızca alchimie

Telaffuz : l ince okunur

alşimist
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Alşimi ile uğraşan kimse, simyacı


Lisan : Fransızca alchimiste

Telaffuz : l ince okunur

alt

İlgili Kelimeler:

alt alta, alt başlık, alt bölüm, alt cins, alt çene, alt deri, alt diş, alt dudak, alt familya, alt geçit, alt gerilim, alt güverte, alt hava yuvarı, alt ırk, alt karşıt, alt kat, alt katman, alt kavuşum, alt kurul, alt sınıf, alt şube, alt tabaka, alt takım, alt tarafı, alt tür, altüst, alt yanı, altyapı, alt yazı, alt yazıcı, altı üstü, alttan alta, ayakaltı, bardakaltı, başaltı, baş altı, bayrakaltı, bilinçaltı, dam altı, denizaltı, deniz altı, deri altı, dilaltı, dil altı bezleri, ev altı, gözaltı, göz altı, hasıraltı, kahvaltı, kapıaltı, kaymakaltı, koltuk altı, köprüaltı çocuğu, Kubbealtı, kulak altı bezi, merdiven altı, normalaltı, rüzgâraltı, silahaltı, su altı, şuuraltı, topaltı, toprak altı, üst deri altı, yastıkaltı, yemekaltı, yeraltı, yer altı, el altında, el altından

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı

Örnek:

1. Pantolonlarımızı şiltelerimizin altına seriyoruz, onlar bütün hafta orada ütüleniyor.

1. Pantolonlarımızı şiltelerimizin altına seriyoruz, onlar bütün hafta orada ütüleniyor.

2. Bir nesnenin tabanı

Örnek:

1. Ayağındaki altları nalçalı koca bahçıvan kunduraları ile ona yetişmesi imkânsızdı.

1. Ayağındaki altları nalçalı koca bahçıvan kunduraları ile ona yetişmesi imkânsızdı.

3. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü

Örnek:

1. Altına sandalye çekmek.

1. Altına sandalye çekmek.

4. Bir şeyin yere yakın bölümü

5. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun

6. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Sınıflamalarda ikinci derecede olan

Örnek:

1. Alt sınıf. Alt cins. Alt takım.

1. Alt sınıf. Alt cins. Alt takım.

7. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Birkaç şeyden aşağıda olan

Örnek:

1. Yeleğinin alt düğmesi iliklenmemiş.

1. Yeleğinin alt düğmesi iliklenmemiş.


alt alta
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Birbirinin altında olarak


alt alta üst üste
Anlamı:

1. birbirleriyle itişir kakışır durumda

Örnek:

1. Alt alta üst üste boğuşmaya başladık.

1. Alt alta üst üste boğuşmaya başladık.


alt başlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Herhangi bir yazıda alt bölümün başlığı


alt bölüm
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sınıflandırmada ana bölümlerin ayrıldığı parçalardan her biri, ayrım


alt çene
Anlamı:

1. isim , isim , anatomi , anatomi , isim , isim , anatomi , anatomi , İnsan ve hayvanlarda yiyecekleri çiğnemeye yarayan, oynayabilen çene