1. -i , -i , -i , -i , Hayvana yem vermek, beslemek
2. Yem takmak
1. Paraketalarımızı yemledik, av gereçlerimize çekidüzen verdik, şakalaştık.
1. Paraketalarımızı yemledik, av gereçlerimize çekidüzen verdik, şakalaştık.
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bir kimseyi kandıracak biçimde davranmak
1. Harcadığım zamana ve çabaya karşılık elime tek kuruş geçmediği gibi Kâmil Bey'i yemleyebilmek için bir yığın da masrafa girmiştim.
1. Harcadığım zamana ve çabaya karşılık elime tek kuruş geçmediği gibi Kâmil Bey'i yemleyebilmek için bir yığın da masrafa girmiştim.
4. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , Toplara ağızotu koymak