kesyapıştır, kopyalayapıştır
1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Yapışmasını sağlamak
1. Mektuplarına kendi pullarını yapıştırırlar, kendi memurlarıyla sevk ederlerdi.
1. Mektuplarına kendi pullarını yapıştırırlar, kendi memurlarıyla sevk ederlerdi.
2. Yaklaştırmak, birbirine dayamak
1. Yüzümü âdeta cama yapıştırarak her hareketini ilgiyle izliyorum.
1. Yüzümü âdeta cama yapıştırarak her hareketini ilgiyle izliyorum.
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Tokat atmak
1. Şeytan diyor, suratının ortasına bir tane yapıştır.
1. Şeytan diyor, suratının ortasına bir tane yapıştır.
4. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Hızlı bir biçimde yazmak
1. O, masanın üzerinden kaptığı cetvele üç tane sıfırı yapıştırmıştı.
1. O, masanın üzerinden kaptığı cetvele üç tane sıfırı yapıştırmıştı.
5. -i , -i , mecaz , mecaz , -i , -i , mecaz , mecaz , Gecikmeden karşılık vermek veya gerekeni yapmak
1. Miralay Bey, realist bir asker görüşü ile teşhisi yapıştırır.
1. Miralay Bey, realist bir asker görüşü ile teşhisi yapıştırır.