karyağdı
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Yağmur, kar, dolu gökten düşmek
1. Her zaman yılbaşı gecesi kar yağardı.
1. Her zaman yılbaşı gecesi kar yağardı.
2. Toz, mermi vb. yüksekten çokça düşmek
1. Üstümüze kurşun yağıyordu.
1. Üstümüze kurşun yağıyordu.
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Üst üste ve çok gelmek
1. Sende bu istidat varken, pencerelerden başına çil kuruş yağar, biz de ekmek parası ediniriz.
1. Sende bu istidat varken, pencerelerden başına çil kuruş yağar, biz de ekmek parası ediniriz.