yağlı ballı, yağlı bitki, yağlı boya, yağlı güreş, yağlı harç, yağlı ip, yağlı kâğıt, yağlı kapı, yağlı kara, yağlı kömür, yağlı kuyruk, yağlı müşteri, yağlı toprak, tereyağlı, zeytinyağlı
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Üzerinde veya içinde yağı olan
2. Yağı çok olan
1. Yiyecek maddelerinden yağlı bulgur pilavı, un helvası gibi yemekler hazırlanır.
1. Yiyecek maddelerinden yağlı bulgur pilavı, un helvası gibi yemekler hazırlanır.
3. Yağla yapılmış
1. Yağlı çörek.
1. Yağlı çörek.
4. Besili, semiz
1. Bir de olaydı şimdi diye yağlı hindi sayıklıyorsun.
1. Bir de olaydı şimdi diye yağlı hindi sayıklıyorsun.
5. Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan
1. Uzun saçları eski redingotun yağlı yakasına dökülüyor.
1. Uzun saçları eski redingotun yağlı yakasına dökülüyor.
6. mecaz , mecaz , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , mecaz , mecaz , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , Bol ve kolay kazanç sağlayan
1. Yağlı bir iş.
1. Yağlı bir iş.