1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Vergisi olan, vergi ödenen
1. İşte niyetim o vergili, kırağılı, o tohumu çürüklü topraktan çok denizle uğraşmak.
1. İşte niyetim o vergili, kırağılı, o tohumu çürüklü topraktan çok denizle uğraşmak.
2. Verimli
1. Çok vergili bir kalemi vardı.
1. Çok vergili bir kalemi vardı.
3. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Hayırsever
1. Osman Efendi vergili adamdır, kaç tane fukarası var.
1. Osman Efendi vergili adamdır, kaç tane fukarası var.