vakit kaybetmeden, vakit vakit, vaktikerahet, vaktizamanında, ahir vakit, beş vakit, dar vakit, kimi vakit, tez vakit, akşam vakti, ezan vakti, horoz vakti, iftar vakti, ikindi vakti, imsak vakti, kerahet vakti, kuşluk vakti, namaz vakti, okuma vakti, öğle vakti, paydos vakti, sabah vakti, seher vakti, yatsı vakti, zeval vakti, bir vakitler
1. isim , isim , isim , isim , Zaman
1. Mevsim mütehayyil, vakit akşamdı Bebek'te.
1. Mevsim mütehayyil, vakit akşamdı Bebek'te.
2. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler
1. Yemek vakti. Şimdi bunun vakti değil.
1. Yemek vakti. Şimdi bunun vakti değil.
3. Çağ
1. Vaktin bilginleri.
1. Vaktin bilginleri.
4. Belirlenmiş olan zaman
1. Kâhya, vakit gayri Süleyman, haber saldık gelecekler, pamuklar da kıvamına geldi, demişti.
1. Kâhya, vakit gayri Süleyman, haber saldık gelecekler, pamuklar da kıvamına geldi, demişti.
5. Zaman anlatan kelimelere belirtilen durumunda geldiğinde `iken` anlamı veren bir söz
6. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Geçim, para bakımından elverişli durum
1. Onun bu kadar para vermeye vakti yok.
1. Onun bu kadar para vermeye vakti yok.
Lisan : Arapça vaḳt