1. isim , isim , isim , isim , İki dağ arasındaki çukurca arazi veya geçit, koyak
1. Vadinin hemen kıyı başında idi ve çevresinde beş karaltı vardı.
1. Vadinin hemen kıyı başında idi ve çevresinde beş karaltı vardı.
2. eskimiş , eskimiş , mecaz , mecaz , eskimiş , eskimiş , mecaz , mecaz , Çalışma alanı, tutulan yol, benimsenen tarz
1. Münakaşa kızışınca lakırtıyı hemen meslek bakımından çok zararlı bir vadiye yani şahsiyata sürüklediklerini hatırlarız.
1. Münakaşa kızışınca lakırtıyı hemen meslek bakımından çok zararlı bir vadiye yani şahsiyata sürüklediklerini hatırlarız.
Lisan : Arapça vādī
Telaffuz : va:di: