üzere

Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Amacıyla

Örnek:

1. Müzakere bitince üç dört gün sonra gene evde buluşmak üzere ayrıldılar.

1. Müzakere bitince üç dört gün sonra gene evde buluşmak üzere ayrıldılar.

2. Şartıyla

Örnek:

1. Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsiniz.

1. Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsiniz.

3. Neredeyse

Örnek:

1. Bu yangın kalbimizde başlıyorsa yani ümitsiz bir aşka düşmek üzere olduğumuzu hissedersek ne yapalım?

1. Bu yangın kalbimizde başlıyorsa yani ümitsiz bir aşka düşmek üzere olduğumuzu hissedersek ne yapalım?

4. edat , edat , edat , edat , Gibi

Örnek:

1. Daha önce belirtildiği üzere.

1. Daha önce belirtildiği üzere.