uygun adım, uygun değer, uygun katmanlaşma, en uygun, gerçeğe uygun, işe uygun
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip
1. Ne var ki bunları şimdiye kadar kimseye anlatmadığım için uygun ifadeyi bulmakta zorlanıyorum.
1. Ne var ki bunları şimdiye kadar kimseye anlatmadığım için uygun ifadeyi bulmakta zorlanıyorum.
2. Elverişli, yarar, müsait, muvafık
1. Yemeği götürmek için o an en uygun kişiydim.
1. Yemeği götürmek için o an en uygun kişiydim.
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Orantılı, oranlı