haktanır
1. -i , -i , -i , -i , Daha önce görülen, bilinen bir kimse veya şeyle karşılaşıldığında bunun kim veya ne olduğunu hatırlamak
1. Zarfın üstündeki yazıyı hemen tanıdı.
1. Zarfın üstündeki yazıyı hemen tanıdı.
2. Daha önce görmüş olmak, ilişkisi bulunmak, bilmek
1. Onu bir de eski polisler tanır.
1. Onu bir de eski polisler tanır.
3. Bir kimse veya şeyle ilgili, doğru ve tam bilgisi bulunmak
1. Sincapları yakından tanırım.
1. Sincapları yakından tanırım.
4. Bilip ayırmak, seçmek, ayırt etmek
1. Oğlan süngerlerin çeşidini zehir gibi tanıyordu.
1. Oğlan süngerlerin çeşidini zehir gibi tanıyordu.
5. hukuk , hukuk , hukuk , hukuk , Varlığını kabul etmek
6. Boyun eğmek, yargısına uymak, saymak
7. Sorumlu bilmek
1. Ben arkadaşını tanımam, alacağımı senden isterim.
1. Ben arkadaşını tanımam, alacağımı senden isterim.
8. Bir şeyin yapılması, bitirilmesi için belli bir süre vermek
1. Ona borcunu ödemesi için üç günlük bir süre tanıdım.
1. Ona borcunu ödemesi için üç günlük bir süre tanıdım.