sancılı

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Sancıya tutulan, sancısı olan

Örnek:

1. Yatağının içinde, sancılı bir adam gibi dönüp durdu.

1. Yatağının içinde, sancılı bir adam gibi dönüp durdu.

2. Sancı veren

Örnek:

1. Sancılı bir öksürükle öksürerek ağlamaya başladım.

1. Sancılı bir öksürükle öksürerek ağlamaya başladım.

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Sıkıntılı

Örnek:

1. Terör olaylarının tedirgin, sancılı seyircileriyiz.

1. Terör olaylarının tedirgin, sancılı seyircileriyiz.