samimi

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İçten (duygu vb.)

Örnek:

1. Sanatkâr, bizi söylediklerinin samimi olduğuna da inandırmalı.

1. Sanatkâr, bizi söylediklerinin samimi olduğuna da inandırmalı.

2. Candan, açık yüreklilikle davranan

Örnek:

1. Çocuklar gibi şakrak, ne kadar şakalaştık / İkimiz, onunla ben, samimi arkadaştık

1. Çocuklar gibi şakrak, ne kadar şakalaştık / İkimiz, onunla ben, samimi arkadaştık

3. zarf , zarf , zarf , zarf , İçli dışlı, senli benli olarak

Örnek:

1. Onunla samimi konuştum.

1. Onunla samimi konuştum.


Lisan : Arapça ṣamīmī

Telaffuz : sami:mi: