pislik böceği, etek pisliği
1. isim , isim , isim , isim , Kir
1. Çocuğun yüzü gözü pislik içinde kaldı.
1. Çocuğun yüzü gözü pislik içinde kaldı.
2. Dışkı, necaset
1. Şu kedi pisliğini temizlesinler.
1. Şu kedi pisliğini temizlesinler.
3. Pis olma durumu, kirlilik
1. Şu mutfağın pisliğine bakın.
1. Şu mutfağın pisliğine bakın.
4. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kötü, zararlı davranış veya iş
1. Bu emel bizi elimizden tutarak yükseltiyor, muhitin pisliğinden uzak tutuyordu.
1. Bu emel bizi elimizden tutarak yükseltiyor, muhitin pisliğinden uzak tutuyordu.
5. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kötü durum
6. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Başkalarına zarar veren kimse