1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bir şeyi önceden kendine ayırtmak
1. Ta uçta kendime bir yer peyleyip sineyim derken Gazi seslendi.
1. Ta uçta kendime bir yer peyleyip sineyim derken Gazi seslendi.
2. Temin etmek, sağlamak
3. Ismarlamak
1. Günlerce uzak köylerden jandarmalar, şöhretli zağarlar getiriyorlar, kış için tavşan avına tazılar peyliyorlardı.
1. Günlerce uzak köylerden jandarmalar, şöhretli zağarlar getiriyorlar, kış için tavşan avına tazılar peyliyorlardı.