1. arkasından gitmek, izlemek
1. Kaçarsa peşine düşerek ona korkulu dakikalar geçirtiyordu.
1. Kaçarsa peşine düşerek ona korkulu dakikalar geçirtiyordu.
2. bir isteğin gerçekleşmesini sağlamaya çalışmak
1. Her biri bir yere ekmek parası peşine gittiler, kendi başlarını da kurtardılar.
1. Her biri bir yere ekmek parası peşine gittiler, kendi başlarını da kurtardılar.