1. -i , -i , -i , -i , Aralarında bölüşmek, pay etmek, üleşmek
1. İçtikleri su ayrı gitmez, her derdini onunla paylaşırdı.
1. İçtikleri su ayrı gitmez, her derdini onunla paylaşırdı.
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Benimsemek, onaylamak
1. Saçları kesilince kafası daha da küçük görünen çocuğa, ortak bir sırrı paylaşıyorlarmış gibi muzipçe göz kırptı.
1. Saçları kesilince kafası daha da küçük görünen çocuğa, ortak bir sırrı paylaşıyorlarmış gibi muzipçe göz kırptı.