kokmak

fiil
İlgili Kelimeler:

kokar ağaç

Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Koku çıkarmak

Örnek:

1. Her gelişinde üzeri yabancı lavantalar kokuyor.

1. Her gelişinde üzeri yabancı lavantalar kokuyor.

2. Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokuşmak

Örnek:

1. Bir çadıra konmuş, ağzı odunla açık tutulan bu köpek balığı kokuncaya kadar halka gösterildi.

1. Bir çadıra konmuş, ağzı odunla açık tutulan bu köpek balığı kokuncaya kadar halka gösterildi.

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Olacağıyla ilgili belirtiler göstermek, olacağı hissedilmek

Örnek:

1. Ortalık savaş kokuyordu.

1. Ortalık savaş kokuyordu.

4. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kokusu gelmek

Örnek:

1. Kızartma kokmuştur, hemen biraz ye.

1. Kızartma kokmuştur, hemen biraz ye.

5. -i , -i , halk ağzında , halk ağzında , -i , -i , halk ağzında , halk ağzında , Koklamak