koklamak

fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Kokusunu duymak için bir şeyi burnuna yaklaştırmak veya bir yerin havasını içine çekmek

Örnek:

1. Havluyu ikinci kez koklarken kapının zilini duyuyorum.

1. Havluyu ikinci kez koklarken kapının zilini duyuyorum.

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Çok az kullanmak, çok azıyla yetinmek

Örnek:

1. Bu otomobil benzini kokluyor.

1. Bu otomobil benzini kokluyor.