kilitlenmek

fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Kilitleme işi yapılmak

Örnek:

1. Kapı Nihat'la Muazzez'in üstüne kilitlendi.

1. Kapı Nihat'la Muazzez'in üstüne kilitlendi.

2. teknik , teknik , teknik , teknik , Çalışmaz hâle gelmek

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Fiziksel, ruhsal vb. nedenlerle hareket edemez, kıpırdayamaz duruma gelmek

Örnek:

1. Kalbinin yırtıldığını, kilitlenen çenelerinin çatırdadığını, şakaklarının attığını duyardı.

1. Kalbinin yırtıldığını, kilitlenen çenelerinin çatırdadığını, şakaklarının attığını duyardı.

4. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Odaklanmak