1. -i , -i , -i , -i , Anahtarla kilidi kapamak
1. Kapıyorum zannıyla kilitlemişim, diyordu.
1. Kapıyorum zannıyla kilitlemişim, diyordu.
2. Bir nesne veya bir kimseyi kilitli bir yere kapamak
1. Bütün giyeceklerini dolaba kilitlemişler. Çocuğu bodruma kilitlemiş.
1. Bütün giyeceklerini dolaba kilitlemişler. Çocuğu bodruma kilitlemiş.
3. Karşılıklı çıkıntı ve girintileri olan şeyleri birbirine geçirmek, kenetlemek
1. Sırtüstü kerevete uzanarak iki elimin parmaklarını ensemde kilitledim.
1. Sırtüstü kerevete uzanarak iki elimin parmaklarını ensemde kilitledim.
4. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Sıkıca tutmak
1. Zehra parmaklarıyla kadehini kilitledi.
1. Zehra parmaklarıyla kadehini kilitledi.
5. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kapatmak
1. Hafızamı kilitlemiştim, maziyi hiç çıkaramıyordum, küflensin kalsın orada diyordum.
1. Hafızamı kilitlemiştim, maziyi hiç çıkaramıyordum, küflensin kalsın orada diyordum.