kalkışmak

fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -e , -e , Yetenek, imkân ve gücü aşan bir işe girişmek

Örnek:

1. Maziyi bilmek, sevmek ve hatırlamak başka, onu tekrar diriltmeye kalkışmak yine başkadır.

1. Maziyi bilmek, sevmek ve hatırlamak başka, onu tekrar diriltmeye kalkışmak yine başkadır.

2. Girişmek, başlamak, yeltenmek

Örnek:

1. Bunu haber alınca zavallı intihara kalkışmış.

1. Bunu haber alınca zavallı intihara kalkışmış.