kaçamak yol
1. isim , isim , isim , isim , Hoş görülmeyen bir şeyi ara sıra yapma
1. İnan bana, erkeğin elinde armağanla gelmesi, kaçamağını bağışlatmak içindir.
1. İnan bana, erkeğin elinde armağanla gelmesi, kaçamağını bağışlatmak içindir.
2. Bir şeyi belli etmeden, gizlice yapmaya çalışma
1. Bununla beraber çok üzüntü içinde olduğunu da kaçamakla bana bakan gözlerinden anlıyordum.
1. Bununla beraber çok üzüntü içinde olduğunu da kaçamakla bana bakan gözlerinden anlıyordum.
3. Bir şeyden kaçınma yolu
1. Bir kaçamak noktası bularak...
1. Bir kaçamak noktası bularak...
4. Kaçacak yer, özellikle çobanların sürüyü barındırmak, saklamak için yaptıkları yer
5. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Başkalarına belli etmeden, gizlice yapılan
1. Yatak odasında üzerindekileri çıkarırken boy aynasına kaçamak bir bakış fırlattı.
1. Yatak odasında üzerindekileri çıkarırken boy aynasına kaçamak bir bakış fırlattı.