kabartmak

fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Kabarmasını sağlamak, kabarmasına yol açmak

Örnek:

1. Vapur geri geri beyaz köpükler kabartarak açılmaya başlamış.

1. Vapur geri geri beyaz köpükler kabartarak açılmaya başlamış.

2. Toprağı tırmık, çapa vb. bir araçla karıştırmak, altüst etmek, yumuşatmak