gözetlemek

fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Birine veya bir şeye gizlice bakmak, dikizlemek

Örnek:

1. Arkalarından bakarken birilerinin de beni gözetlediğini sandım bir an.

1. Arkalarından bakarken birilerinin de beni gözetlediğini sandım bir an.

2. Birinin yaptıklarını belli etmeden izlemek

Örnek:

1. Bitişik yalının taze gelini sabah işlerini görürken yan pencereden gözetlemek esaslı keyiflerimden biriydi.

1. Bitişik yalının taze gelini sabah işlerini görürken yan pencereden gözetlemek esaslı keyiflerimden biriydi.