1. -i , -i , -i , -i , Birine veya bir şeye gizlice bakmak, dikizlemek
1. Arkalarından bakarken birilerinin de beni gözetlediğini sandım bir an.
1. Arkalarından bakarken birilerinin de beni gözetlediğini sandım bir an.
2. Birinin yaptıklarını belli etmeden izlemek
1. Bitişik yalının taze gelini sabah işlerini görürken yan pencereden gözetlemek esaslı keyiflerimden biriydi.
1. Bitişik yalının taze gelini sabah işlerini görürken yan pencereden gözetlemek esaslı keyiflerimden biriydi.