daire


İlgili Kelimeler:

daire kesmesi, daire parçası, dubleks daire, fasit daire, uçan daire, yarım daire, arz dairesi, askerlik dairesi, enlem dairesi, hareket dairesi, harp dairesi, istihbarat dairesi, kalorifer dairesi, kaza dairesi, kazan dairesi, lojistik dairesi, saat dairesi, vergi dairesi

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat

Örnek:

1. Bu koskoca binanın, pasajın arka tarafında bir kısım daireleri ayrıca kiraya verilmiş.

1. Bu koskoca binanın, pasajın arka tarafında bir kısım daireleri ayrıca kiraya verilmiş.

2. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri

Örnek:

1. Eskiden hem bir dairede beraber bulunmuşlar hem de silah arkadaşlığı etmişlerdi.

1. Eskiden hem bir dairede beraber bulunmuşlar hem de silah arkadaşlığı etmişlerdi.

3. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı

4. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm

Örnek:

1. Yemeği, selamlık dairesinin üst katındaki yemek salonunda yediler.

1. Yemeği, selamlık dairesinin üst katındaki yemek salonunda yediler.

5. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü

Örnek:

1. Serkeşliklerden vazgeçerek edep ve itaat dairesine dönünüz!

1. Serkeşliklerden vazgeçerek edep ve itaat dairesine dönünüz!

6. matematik , matematik , matematik , matematik , Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası

7. müzik , müzik , müzik , müzik , Saz takımında usul vurmaya yarayan tef


Lisan : Arapça dāʾire

Telaffuz : da:ire