dağlamak

fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Kızgın bir demirle hayvan derisine damga vurmak

2. Akan kanı dindirmek veya hasta bölümleri ortadan kaldırmak için vücudun bir yerini kızdırılmış bir metal araçla yakmak

Örnek:

1. Kızgın maşa demirini al da kollarını dağla dese dağlayacakmışım.

1. Kızgın maşa demirini al da kollarını dağla dese dağlayacakmışım.

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Çok sıcak, soğuk veya acı bir şey yakmak

Örnek:

1. Soğuk yüzünü dağladı. Biber ağzını dağladı.

1. Soğuk yüzünü dağladı. Biber ağzını dağladı.

4. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Acısı yüreğine işlemek