çöküntü gölü, çöküntü hendeği, ruhsal çöküntü, moral çöküntüsü, yer çöküntüsü
1. isim , isim , isim , isim , Çökme
2. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz
3. Suyun dibine çöken şeyler
4. Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü
5. ekonomi , ekonomi , ekonomi , ekonomi , Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, bunalım, kriz, depresyon
1. Dünya krizi, özellikle de afyon piyasasındaki çöküntü ondan da çok şey götürmüştü.
1. Dünya krizi, özellikle de afyon piyasasındaki çöküntü ondan da çok şey götürmüştü.