1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çökmüş olan
1. Kumral saçlarının çevrelediği çökkün yüzünü eğerek elindeki iğne oyalı kar beyaz mendile uzun uzun sümkürdü.
1. Kumral saçlarının çevrelediği çökkün yüzünü eğerek elindeki iğne oyalı kar beyaz mendile uzun uzun sümkürdü.
2. zarf , zarf , mecaz , mecaz , zarf , zarf , mecaz , mecaz , Vücut, akıl ve ruhça gücü azalmış olan
1. Gerçekten de çökkün, üzgün ve zavallı bulmuştu onu.
1. Gerçekten de çökkün, üzgün ve zavallı bulmuştu onu.