çocuk


İlgili Kelimeler:

çocuk bahçesi, çocuk bakıcısı, çocuk başına, çocuk bezi, çocuk bilimi, çocuk dili, çocuk doktoru, çocuk edebiyatı, çocuk felci, çocuk işi, çocuk lafı, çocuk mahkemesi, çocuk oyuncağı, çocuk oyunu, çocuk ruhlu, çocuk yazını, çocuk yuvası, çoluk çocuk, dünkü çocuk, mavi çocuk, parmak çocuk, üvey çocuk, bayram çocuğu, köprüaltı çocuğu, kucak çocuğu, mektep çocuğu, muhallebi çocuğu, okul çocuğu, orospu çocuğu, sokak çocuğu, sünnet çocuğu, süt çocuğu, zamane çocuğu, çiçek çocukları

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Küçük yaştaki erkek veya kız

Örnek:

1. Çocuğun bir sütninesi vardı.

1. Çocuğun bir sütninesi vardı.

2. Soy bakımından oğul veya kız, evlat

Örnek:

1. Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış.

1. Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış.

3. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak

Örnek:

1. Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti.

1. Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti.

4. Genç erkek

5. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi

6. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse

Örnek:

1. Otuz yaşında ama hâlâ çocuk.

1. Otuz yaşında ama hâlâ çocuk.

7. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse