çırpmak

fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek

2. İki şeyi birbirine çarpmak

Örnek:

1. Ali Bey ellerini çırptı, Elif Hanım, hepimize kahve diye seslendi.

1. Ali Bey ellerini çırptı, Elif Hanım, hepimize kahve diye seslendi.

3. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek

Örnek:

1. Ağacın dallarını çırpmak.

1. Ağacın dallarını çırpmak.

4. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak

5. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Çalmak, hırsızlık etmek

6. spor , spor , spor , spor , Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak