çılgınca

Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Deli gibi, delicesine, çılgıncasına

Örnek:

1. Mademki Salvotore'yi o derece kıskandım, demek ki kendisine çılgınca âşıktım.

1. Mademki Salvotore'yi o derece kıskandım, demek ki kendisine çılgınca âşıktım.

2. Aşırı bir biçimde

Örnek:

1. Şimdi de çılgınca gülmek istiyorum.

1. Şimdi de çılgınca gülmek istiyorum.


Telaffuz : çılgı'nca