bata çıka, batçık, battıçıktı, zıpçıktı
1. -den , -den , -den , -den , İçeriden dışarıya varmak, gitmek
1. Ortalık ağarırken bir arkadaşımla yorgun adımlarla konaktan çıktık.
1. Ortalık ağarırken bir arkadaşımla yorgun adımlarla konaktan çıktık.
2. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek
1. Bu mülakatımızdan esaslı bir netice çıkmadı.
1. Bu mülakatımızdan esaslı bir netice çıkmadı.
3. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak
1. Çiçeği burnunda subay çıkar çıkmaz, ben size bir emir eri bulurum.
1. Çiçeği burnunda subay çıkar çıkmaz, ben size bir emir eri bulurum.
4. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek
1. Yeni evimizden çıkıp eski evimize taşındık.
1. Yeni evimizden çıkıp eski evimize taşındık.
5. Süresi dolduğunda ayrılmak
1. Daireden çıkmak. Hastaneden çıkmak. Cezaevinden çıkmak.
1. Daireden çıkmak. Hastaneden çıkmak. Cezaevinden çıkmak.
6. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Yapılmak, yürümek
1. Bu dairede işler kolay çıkmaz.
1. Bu dairede işler kolay çıkmaz.
7. Yetişecek ölçüde olmak
1. Bu kumaştan bir palto çıkar mı?
1. Bu kumaştan bir palto çıkar mı?
8. Eksilmek
1. Dörtten iki çıkarsa iki kalır.
1. Dörtten iki çıkarsa iki kalır.
9. Meydana gelmek
1. Uygunsuz dediğim vakalardan biri bir salon oyunu yüzünden çıkmıştır.
1. Uygunsuz dediğim vakalardan biri bir salon oyunu yüzünden çıkmıştır.
10. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Sıyrılmak, ayrılmak
1. Bebeğin patiği çıktı.
1. Bebeğin patiği çıktı.
11. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak
1. Borçlu çıkmak. Kârlı çıkmak. Alacaklı çıkmak.
1. Borçlu çıkmak. Kârlı çıkmak. Alacaklı çıkmak.
12. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek
1. Çok sonra öğrenecek bunu. Çok sonra, çocukluktan çıkıp kocaman adam olduktan sonra.
1. Çok sonra öğrenecek bunu. Çok sonra, çocukluktan çıkıp kocaman adam olduktan sonra.
13. -i , -i , -i , -i , Bir şeyin yukarısına doğru yürümek
1. Uzun, dik merdivenli bir yokuşu çıktık.
1. Uzun, dik merdivenli bir yokuşu çıktık.
14. nesnesiz , nesnesiz , -de , -de , nesnesiz , nesnesiz , -de , -de , Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak
1. Sularda bakteri çıktı.
1. Sularda bakteri çıktı.
15. -e , -e , -e , -e , Yetkili birinin makamına iş için gitmek
1. Başkana çıkmak.
1. Başkana çıkmak.
16. -e , -e , -e , -e , Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak
1. Arkadaşa piyango çıkmış. Bize yine gezi çıktı. Bu işten size de bir şey çıkar.
1. Arkadaşa piyango çıkmış. Bize yine gezi çıktı. Bu işten size de bir şey çıkar.
17. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bir konu yetkililerce karara bağlanmak
18. -e , -e , -e , -e , Mal olmak
1. Bu ev dört milyara çıktı.
1. Bu ev dört milyara çıktı.
19. -e , -e , -e , -e , Oyunda herhangi bir rolü oynamak
1. Arsız ve aptal mahalle çocuğu rolüne çıkmıştı.
1. Arsız ve aptal mahalle çocuğu rolüne çıkmıştı.
20. -e , -e , -e , -e , Bir yere ulaşmak, varmak
1. Karşı kaldırıma geçtiler, sağa sola saptılar, demir yoluna çıktılar.
1. Karşı kaldırıma geçtiler, sağa sola saptılar, demir yoluna çıktılar.
21. -e , -e , -e , -e , Karaya ayak basmak
1. 1919 senesi Mayıs'ının on dokuzuncu günü Samsun'a çıktım.
1. 1919 senesi Mayıs'ının on dokuzuncu günü Samsun'a çıktım.
22. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Yayılmak, duyulmak
1. Başından beri gazetelerde enstitü hakkında havadisler çıkıyordu.
1. Başından beri gazetelerde enstitü hakkında havadisler çıkıyordu.
23. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Olmak, bulunmak, var olmak
1. Bayramın son günü her iki kadının da işleri çıkmıştı.
1. Bayramın son günü her iki kadının da işleri çıkmıştı.
24. -e , -e , -e , -e , Bir iddia ile ortalıkta görünmek
1. Sen onun karşısına çapkın bir adam gibi çıktın.
1. Sen onun karşısına çapkın bir adam gibi çıktın.
25. nesnesiz , nesnesiz , -den , -den , nesnesiz , nesnesiz , -den , -den , Yayılmak
1. Lağımdan pis kokular çıkıyor.
1. Lağımdan pis kokular çıkıyor.
26. -e , -e , -e , -e , Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek
1. Güreşte ona çıkacak kimse yok.
1. Güreşte ona çıkacak kimse yok.
27. -e , -e , -e , -e , Bulaşmak
1. Kravatın boyası gömleğe çıktı.
1. Kravatın boyası gömleğe çıktı.
28. -i , -i , -i , -i , Binaya kat eklemek
1. Evin ikinci katını çıkmadan havalar bozuldu.
1. Evin ikinci katını çıkmadan havalar bozuldu.
29. -e , -e , -e , -e , Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak
1. Bu kahveden sıkıldın, ötekine çıkarsın, anladın mı?
1. Bu kahveden sıkıldın, ötekine çıkarsın, anladın mı?
30. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Niteliği sonradan anlaşılmak
1. Eyvah, bu da ötekiler gibi soysuz çıktı.
1. Eyvah, bu da ötekiler gibi soysuz çıktı.
31. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Belirmek, tanınmak
1. Bir ilçe belediye başkanı hepsinden açıkgöz çıktı.
1. Bir ilçe belediye başkanı hepsinden açıkgöz çıktı.
32. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak
1. Akıllı çıktı da arkadaşına uymadı.
1. Akıllı çıktı da arkadaşına uymadı.
33. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Yerinden oynamak
1. Fukaranın hem sağ bileği çıkmış hem davulu patlamıştı.
1. Fukaranın hem sağ bileği çıkmış hem davulu patlamıştı.
34. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Görünür veya belli bir durumda bulunmak
1. Tencerenin bakırı çıktı. Zayıflıktan kemikleri çıkmış.
1. Tencerenin bakırı çıktı. Zayıflıktan kemikleri çıkmış.
35. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Oluşmak, olmak
1. Fırtına çıkmak. Soğuk çıkmak.
1. Fırtına çıkmak. Soğuk çıkmak.
36. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Piyasaya sürülmek
37. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bitmek, büyümek, sürmek
1. Ekinler çıkmaya başladı. Bıyığı çıktı.
1. Ekinler çıkmaya başladı. Bıyığı çıktı.
38. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Verilmek
1. Maaş çıkmak. Emir çıkmak.
1. Maaş çıkmak. Emir çıkmak.
39. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Ay veya mevsim geçmek
1. Mart çıktı. Kış çıktı.
1. Mart çıktı. Kış çıktı.
40. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Yeni yetişip satışa sunulmak
1. Erik çıkmış. Çilek daha çıkmadı.
1. Erik çıkmış. Çilek daha çıkmadı.
41. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Yükselmek, artmak
1. Fiyatlar çıktı.
1. Fiyatlar çıktı.
42. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Artırmak, fiyatı yükseltmek
43. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Sesini yükseltmek
44. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Büyük abdest bozmak
45. nesnesiz , nesnesiz , -den , -den , nesnesiz , nesnesiz , -den , -den , Giderilmek, yok olmak
1. Leke çıktı.
1. Leke çıktı.
46. -den , -den , -den , -den , Unutmak
1. O söz benim hatırımdan çıkmadı.
1. O söz benim hatırımdan çıkmadı.
47. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Ay, Güneş görünmek
1. Hava açılmış, ay çıkmıştı.
1. Hava açılmış, ay çıkmıştı.
2. Güneş seni ısıtmak için çıkıyordu.
2. Güneş seni ısıtmak için çıkıyordu.
48. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Yayımlanmak
1. Yeni çıkmış Fransızca bir iki kitap bulunurdu.
1. Yeni çıkmış Fransızca bir iki kitap bulunurdu.
49. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Gelmek
1. Çok geçmeden haber çıkacağını kadınlık insiyakıyla derhâl sezmişti.
1. Çok geçmeden haber çıkacağını kadınlık insiyakıyla derhâl sezmişti.
50. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Gerçekleşmek
1. İnsanın her gördüğü rüya çıkmaz ya!
1. İnsanın her gördüğü rüya çıkmaz ya!
51. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak
1. Arabanın direksiyonu çıkmak.
1. Arabanın direksiyonu çıkmak.
52. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek
1. Ev, ev olmaktan çıktı.
1. Ev, ev olmaktan çıktı.
53. -le , -le , -le , -le , Flört etmek
1. Sevim, senden başka bir kızla çıkmadım.
1. Sevim, senden başka bir kızla çıkmadım.
54. -e , -e , -e , -e , Erişmek, görmek
1. Aklı başında ama sabaha çıkamayacağına kalıbımı basarım.
1. Aklı başında ama sabaha çıkamayacağına kalıbımı basarım.
55. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Harcamak zorunda kalmak
1. Paradan çıkmak. Bin liradan çıktım.
1. Paradan çıkmak. Bin liradan çıktım.
56. -i , -i , argo , argo , -i , -i , argo , argo , Vermeye katlanmak
1. Çık bakalım paraları!
1. Çık bakalım paraları!