1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Soluk alması güçleşmek
1. Hoca bu son sözleri söylerken havasızlıktan bunalıyor gibi başını tavana kaldırıyor.
1. Hoca bu son sözleri söylerken havasızlıktan bunalıyor gibi başını tavana kaldırıyor.
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Çok sıkılmak, çok tedirgin olmak
1. Geçenlerde yeni çıkan uzunca bir şiirini okuyuncaya kadar bunaldım.
1. Geçenlerde yeni çıkan uzunca bir şiirini okuyuncaya kadar bunaldım.