bulmak

fiil
İlgili Kelimeler:

bultak, yolbul, yönbul, ara bulmak

Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak

Örnek:

1. Kafam her an bir konu bulmak için binbir çeşit şeye müracaat ediyor.

1. Kafam her an bir konu bulmak için binbir çeşit şeye müracaat ediyor.

2. Bir şeyi elde etmek

3. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek

Örnek:

1. Paramı buldum.

1. Paramı buldum.

4. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek

Örnek:

1. Şu kuvvetin, cevherin sırrını bulmaya çalışıyorum.

1. Şu kuvvetin, cevherin sırrını bulmaya çalışıyorum.

5. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek

6. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak

Örnek:

1. Kadınlık namına düşündüğüm şeylerin hiçbirini karımda bulamadım.

1. Kadınlık namına düşündüğüm şeylerin hiçbirini karımda bulamadım.

7. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak

Örnek:

1. Böylece yılın ortasını bulduk.

1. Böylece yılın ortasını bulduk.

8. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak

Örnek:

1. Ben de bunu akıllıca buldum.

1. Ben de bunu akıllıca buldum.

9. Seçmek

Örnek:

1. Bazen onlara yeni ve güzel kıyafetler buluyor.

1. Bazen onlara yeni ve güzel kıyafetler buluyor.

10. Sağlamak, temin etmek

Örnek:

1. Sen otur ye, ben yatarken, kendim bir şeyler bulur, yerim.

1. Sen otur ye, ben yatarken, kendim bir şeyler bulur, yerim.

11. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Cezaya uğramak

Örnek:

1. Eden bulur.

1. Eden bulur.

12. Hatırlamak

Örnek:

1. Bir türlü bulamadım caminin ismini dersem inanır mısınız?

1. Bir türlü bulamadım caminin ismini dersem inanır mısınız?