1. -i , -i , nesnesiz , nesnesiz , -i , -i , nesnesiz , nesnesiz , Bırakma ihtimali veya imkânı bulunmak
1. Öyleyse bana da bir lakap bul, dedi sallanmaktan başı dönen tuzluğu nihayet masaya bırakabildiğinde.
1. Öyleyse bana da bir lakap bul, dedi sallanmaktan başı dönen tuzluğu nihayet masaya bırakabildiğinde.
2. Bırakma gücü bulunmak