bir daha

Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , İkinci kez

Örnek:

1. Çocukluklarını bütün bütün kaybedenler, bir daha çiçek açmak gücü bütün bütün yok olan kurumuş ağaçlar gibidirler.

1. Çocukluklarını bütün bütün kaybedenler, bir daha çiçek açmak gücü bütün bütün yok olan kurumuş ağaçlar gibidirler.

2. Yeniden, tekrar

Örnek:

1. Bu üç gün boyunca onu kaybetmekten öyle korkmuştu ki bir daha bu eve kız mız sokmamaya karar vermişti.

1. Bu üç gün boyunca onu kaybetmekten öyle korkmuştu ki bir daha bu eve kız mız sokmamaya karar vermişti.

3. Asla

Örnek:

1. Bu cevabı alan Şems bir nara atarak kendinden geçmiş ve bir daha Mevlâna'nın peşinden ayrılmaz olmuştu.

1. Bu cevabı alan Şems bir nara atarak kendinden geçmiş ve bir daha Mevlâna'nın peşinden ayrılmaz olmuştu.